“Merak Etme Anne, Ben Öğreniyorum”

egitimteknolojileri_blog_res_prensky“Merak Etme Anne, Ben Öğreniyorum”

Çocuğunu bilgisayar karşısında oyun oynarken gören herhangi bir ebeveynin endişesidir : “yine oyun oynuyorsun değil mi?, ödevlerini bitirdin mi peki?”, “kapat şu bilgisayarı git derslerine çalış” daha bilinçli olanlarımız ise “önce ödevlerini bitir sonra oynayabilirsin” derler.

Sayın anne ve babalar, öğretmenler ve her türden eğitimciler, çocuğunuz oyun oynayarak ve / veya oynarken de öğrenebilir, dersine çalışabilir, ödevini yapabilir, sosyal bir birey olabilir, paylaşımcı olabilir, ders ve ödevleri konusunda gerekeni yapabilirler. Çok basit bir oyunu oynarken bile çocuğunuzun hem bilişsel hem de fiziksel açıdan birçok uzvunun tetiklendiğini, beynindeki nöronların birbirleriyle sınıfta öğrenme etkinliği sırasında olduğundan daha etkin ve hareketli olduğunu, neden-sonuç ilişkilendirmelerini hiç oyun oynamayan bir öğrenciye göre çok daha hızlı yapabildiğini, keşfederek öğrenmeye daha yatkın olduğunu ve iş hayatında profesyonellerden beklenebilecek strateji geliştirme ve eylem planı oluşturabilecek düşünce yapısına sahip olduğunu bilmelisiniz. Üstelik bu oyun bir de özellikle belirli bir öğrenme konusu (Matematik, Fen, Sosyal Bilgiler vb) üzerine yoğunlaşarak öğrenci-merkezli hazırlanan bir uygulamaysa, içinde ister Star Wars, Mario, Fifa, NBA ister FRP (Fantasy Role Playing), FPS (First Person Shooter), strateji olsun endişe etmeniz son derece yersizdir.

Önyargılı davranmadan siz de çocuğunuzla birlikte oynamayı deneyin derim ben, oyunu ona sorun, 
o öğretsin size nasıl oynanacağını, hatta birlikte çoklu - oyuncu seçeneği ile oynayın, 
onunla birlikte olun, aynı saflarda savaşın onunla, aynı takımda basket atın, 
hedefleri birlikte yenin, çocuğunuzun yaşadığı mutluluğu birlikte yaşayın. 
Emin olun onunla birlikte oynayarak çocuğunuza kazandıracaklarınız 
olası endişelerinizden çok daha önemlidir.

“Ama saatlerce bilgisayarın başından kalkmıyor”, “derslerini, ödevlerini yapmıyor”, “sürekli bilgisayar başında kalarak antisosyalleşiyor”, “tüm vaktini chat yaparak geçiriyor”, “girmemesi gereken yerlere giriyor”… Benzeri endişeler daha da artırılabilir sanıyorum…

Sayın veli, öncelikle sizi çocuğunuzla tanıştıralım : çocuğunuz bir 21. yy bireyi, dijital neslin çocuğu, o bir “Digital Native – Doğuştan Dijital Yetkin”, o iki parmakla uzun bir metni cep telefonundan inanılması zor bir beceriyle kısa bir sürede yazıp gönderebiliyor, iletişim kurmak için Chat, IM, Email, Blog, Video kullanıyor, müziğini MP3 çalıcıda dinliyor, kablosuz ağa bağlanıp mesajlarını kontrol edebiliyor, arkadaşlarıyla web üzerinden bilgi paylaşımında bulunabiliyor, araştırma yapmak için interneti etkin kullanabiliyor, sadece yazılım değil donanım bilgisine de sahip, gereksinimlerine uygun teknolojik taleplerde bulunabiliyor, yurtdışı şimdi olmadığı kadar daha yakın onlar için, istatistiki verileri yorumlayabiliyor…

Peki siz; bunların ne kadarına alışkınsınız? Ne kadarında tecrübeniz var? Çocuğunuzun dünyasında etkin bir rol almak istiyorsanız ya becerilerinizi geliştireceksiniz ya da empati kuracaksınız. İçinde mantık olmayan yaptırımlara 21.yy nesli haklı olarak tepki veriyor. Höt, höt’lerle çocuğunuzla iletişim kurmayı denemek zor olan yol. Çocuğunuzun bilgisayar başında çok fazla kalmasından endişelisiniz; özellikle sağlık açısından haklısınız da, ödevlerini yapmıyor diyorsunuz, oturmuş şiddet içeren oyunlar oynuyor diyorsunuz, psikolojik açıdan haklısınız da…

Siz bir velisiniz, anne-babasınız, eğitmensiniz. Çocuğunuzun hayatındaki en önemli rolünüz burada başlıyor işte, onun için yararlı olabileceğini düşündüğünüz konuları ona sormadan öngörerek direkt karar mekanizması olmak yerine, olası yolları gösterip yönlendirici olmanız çoğu zaman en doğru yol gibi. Bir veli olmanın gerektirdiği olgunluğa sahip olarak aslında çocuğunuza doğru olan yolda ilerlemesini sağlayabilirsiniz. Yalnız burada doğru olan yol, sizin bildiğiniz değil çocuğunuzla birlikte aldığınız hedefte izleyeceğiniz yol olduğunu unutmamalısınız.

Her oyun direkt öğretim aracı değildir tabi. Bir çok üründe olduğu gibi oyunlarda da farklı türler vardır. Eğitsel oyun yazılımları günümüzde popülerliği artan bir endüstri. Günümüzün çocuklarının özellikle belli bir yaştan sonra sanal dünyada ikinci bir yaşantıları var. Bu dünyada veliler de var. İnsanlar orada akademik olarak kendilerini geliştirebiliyor, gündelik yaşantılarını devam ettiriyor hatta ticaret yapabiliyorlar. Warcraft oyununun düzenli olarak oynayan 8, 5 Milyon kullanıcısı, Second Life oyununun ise 5, 6 Milyon kullanıcısı var dünya çapında. Bu bir gerçek ve biz bu gerçeğe şimdiden hazır olmalıyız.

” Bugün dün yaptığımız gibi öğretirsek, çocuklarımızın geleceğini çalmış oluruz ” (John Dewey).
borasinc@yahoo.com

Kaynaklar :
“Don’t Bother Me Mom – I’m Learning” : Prensky, Marc. 2006

Bu yazı ilk olarak 2007 yılında Milliyet Blog – Eğitim Teknolojileri sitesinde yayınlanmıştır.

Share This:

Bora Sinç

Eğitim Teknolojileri danışmanı

İlginizi Çekebilecek Yazılar

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Eğitim Teknolojileri yazılarını paylaşabilirsiniz:)