Analitik Veri İşleme Becerileri = Bilgi Güçtür

Analitik Veri İşleme Becerileri = İstatistik = Bilgi = Güç

P21 21.yy Öğrenme Yapısı kapsamında öğrencileri gerçek dünya verileri, araçlar ve uzmanlar ile okulda, işte ve yaşam içinde biraraya getirmeye çalışılmasını; çünkü öğrencilerin anlamlı problemleri çözerken aktif olarak içinde yer aldıklarında en iyi öğrendiklerini belirtmektedir.

21.yy Becerileri

Veriyi işleme becerisi olarak adlandırılan yeterlilik, bir başka deyişle bilimin matematiksel dili ya da tek kelime ile “istatistik”. Terim ismi değişse de tarihsel süreç içinde değerini hiç kaybetmemiş ve her dönem “güç” ile eşanlamlı algılanmıştır. Çocuklarımıza 21.yy becerisi olarak kazandırmaya çalıştırılan “bilgi işleme” yetisi aslında insanlık için hiç de yeni bir kavram değil. Teknolojik gelişmelerin yaşandığı günümüzde hernekadar teknoloji kavramı ile özdeşleştirilse de veri/bilgi işleme ve analizi ya da kısaca “istatistik” ile insanlık tarihinin hemen her döneminde farklı süreçlerde karşılaşılmış. Ancak bilim ve teknoloji kavramlarının birlikte kullanılmasının tarihçeşi veri/bilgi işleme uygulamaları kadar eski olduğu söylenemeyebilir. “1500’lü yıllardan önce bilim ve teknoloji birbirinden tamamiyle ayrı alanlardı.”

“1620’de Francis Bacon New Instruments of Science (Bilimin Yeni Aracı) isimli bilimsel bir manifesto yayınlayarak “bilgi güçtür” fikrini öne sürdü. Bilim ile teknolojiyi bir araya getirerek devrimsel bir fikir öne sürdü. 17 ve 18.yy’larda bu ilişki gittikçe güçlendi. ” Ama yine de günümüzdeki kadar içiçe değildi. “1800’lerde bile güçlü bir ordu isteyen yöneticiler veya büyüyen bir işyeri isteyen patronlar fizik, biyoloji veya ekonomi alanındaki araştırmaları finanse etmekle uğraşmak yerine… halihazırdaki düzeni güçlendirmek amacıyla geleneksel bilgiyi yayacak eğitim kurumlarını finanse ettiler.”

“Zaman zaman insanlar, çoğunlukla eğitimsiz zanaatkarların deneme yanılma yöntemleriyle yeni teknolojiler geliştirdiler, ancak bunlar akademisyenlerin sistematik bilimsel araştırmalarla ortaya çıkardığı çalışmalar değildi. At arabası üreticileri yıllar boyunca aynı malzemelerle aynı at arabalarını ürettiler; yıllık gelirlerinin bir kısmını yeni at arabası modelleri geliştirmek üzere bir kenara ayırmadılar. Araba tasarımı zaman zaman ilerledi ancak bu genellikle hayatında üniversitenin kapısından bile geçmemiş, okuma yazması olmayan bir marangozun dehası sayesinde oluyordu.”

Dijital Ekosistem

Yakın gelecekte, hatta başlamış ve gelişime devam etmekte olan Endüstri 4.0 devrimi, dijital dönüşümü hem zihniyet hem de teknolojik yapılanmada hissetireceği çok açık görünüyor. Endüstri 4.0 Platformuna göre “Endüstri 4.0, modüler yapılı akıllı fabrikalarda, fiziksel işlemleri siber-fiziksel sistemler ile izleyerek, nesnelerin birbirleriyle ve insanlarla iletişime geçmesini ve bu sayede de merkezi olmayan kararların verilmesini hedeflemektedir. Endüstri 4.0’ın amacı insandan arındırılmış bir fabrika değil, daha çok bilgi teknolojileri kabiliyetlerinin kullanımıyla insan odaklı” olmaya yönelik olduğu belirtiliyor. İnsanlar ile robotların birlikte çalışacakları ortamlar çok da uzak değil. Günümüz dijital ekosistemi yeni neslin doğal dünyası.

 

 

 

 

Kaynaklar:

  • “Framework for 21st Century Learning”, http://www.p21.org/our-work/p21-framework
  • “Endüstri 4.0 Platformu”, http://www.endustri40.com/hakkimizda/
  • Harari Noah Yuval, “Hayvanlardan Tanrılara Sapiens”, 2012 (Türkçe 2016 – 22.Baskı), “Bilimsel Devrim” Bölümü

 

Share This:

Bora Sinç

Eğitim Teknolojileri danışmanı

İlginizi Çekebilecek Yazılar

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Eğitim Teknolojileri yazılarını paylaşabilirsiniz:)